11 Şubat 2015 Çarşamba

Jetgiller ve Mimari

1990’larda çocukluğunu yaşayanlar Jetgiller çizgi filmini çok iyi hatırlayacaktır. Havada uçan arabalar; ev sakinleriyle konuşan dev bilgisayarlar, robotlar, hologramlar, tuhaf geometrik şekilli, gökyüzünde asılı duran evler…

Jetgiller,  1960’larda ABD’de, 1990’larda ise ülkemizde yayınlandı. Yayınlandığı dönemde izleyen her çocuk öyle bir dünyanın hayalini kurmuştur elbette. Teknolojinin geldiği nokta ve gelişme hızı dikkate alındığında gelecek nesillerin böyle bir dünyada yaşayacağını düşünmek çok da uzak bir fikir değil sanki. 





Bizse konuya mimari açıdan yaklaşacağız ve yakın gelecekte hayata geçmesi planlanan futuristik Jetgiller projelerini J inceleyeceğiz.





İlk proje tam da Jetgiller’de gördüğümüz gibi havada asılıymış gibi duran kapsül yapılar…

Güney Kore merkezli “Planning Koreo” mimarlık ofisinin projesi, Fransa’nın başkenti Paris için tasarlanmış ve “The New Air of Paris” (Paris’in yeni gökyüzü) adını taşıyor. 



Proje, doğada bulunan kompleks mikroorganizmalardan referans alınarak tasarlanmış. Potansiyel sakinler için sürdürülebilir kentsel yaşam alanları sağlayacak. Her kapsül, birbiriyle bağlantılı olacak. Komplekste bireysel meskenlerin yanı sıra, ofisler ve satış ofisleri de yer alacak.



Diğer bir örnek ise Londra’da inşa edilecek Sonsuz Şehir (The Endless City)…



300 metre uzunluğunda bir gökdelen, gökyüzüne doğru uzanan dikey şehir. Yapı, binanın çevresini saran, birbirine geçmiş çift şeklindeki rampalardan oluşuyor. 

Bir Çin firmasının Londra ofisi tarafından tasarlanan proje, “üstün kaliteli organik gökdelenler için ilham verici tipolojiler” bulma amacıyla gerçekleşen Süper Gökdelen Ödülleri (SuperSkyScrapers Awards) yarışmasıyla ortaya çıktı.
Projede, her katın bir diğerinin üstüne konulması yerine farklı bir yöntem tercih edilmiş. İkili sonsuz rampalar, sürekli devir hareketi yapıyor ve yerden gökyüzüne kadar düşük bir eğimle yavaş yavaş yükseliyor. 

Binanın dışını kuşatan ikili rampalar, aralıklı olarak yerleştirilen köprüler vasıtasıyla birbiriyle bağlantılı, altı adet büyük çelik tüp tarafından destekleniyor.  Tüpler, insanların, enerjinin, suyun ve atıkların bina içerisinde aşağı yukarı hareketinin sağlanması amacıyla kullanılacak merdivenler ve asansörleri içinde barındırıyor.  


Tüpler ayrıca gökdelenin daha da uzaması istendiğinde, binanın tepesine yapı elemanlarının taşınmasında da kullanılabilecek.  Bina ayrıca yapay aydınlanma ve mekanik havalandırmaya olan bağlılığı en aza indirerek pasif enerji kullanımını maksimuma çıkaracak şekilde tasarlanmış. 



Diğer bir uçuk proje de Dubai’de açılacak olan Mall of the World (Dünyanın Alışveriş Merkezi)...

Kompleks, 743 bin metrekare genişliğinde bir alana inşa edilecek. Projenin tamamı ise 4.5 milyon metrekarelik bir alanı kapsıyor. Proje, alışveriş merkezinin yanı sıra bir tema parkına, kültür merkezlerine, otellere ve bir hastaneye ev sahipliği yapacak. 

Yeşil ve çevre dostu kurallara göre inşa edilecek. Enerji tüketimini ve
karbon ayak izini azaltmak, çevresel sürdürülebilirliği ve işletme verimliliğini üst düzeyde sağlamak için en gelişmiş teknoloji kullanılacak.

Projeyle ilgili detaylar ise şöyle:
·         Yapıyı yılda 180 milyon kişinin ziyaret etmesi bekleniyor.
·         İçerisinde, 100 otel ile 20.000 otel odasını içeren bir bina yer alacak.
·         Dünyanın en büyük aile tema parkına ev sahipliği yapacak.
·         7 km uzunluğundaki alışveriş caddesi, yazın geri çekilebilir tavan sistemiyle örtülecek ve dünyanın ilk ısı kontrollü şehri olacak.
·         İçerisinde 15.000 kişiyi ağırlayacak, Dubai’nin en büyük etkinlik merkezi yer alacak.


Bir diğer dev şehir projesi de Çin’den…

Kuzey Çin’in Tianjin bölgesinde kurulması planlanan Binhai Eco City (Binhai Ekolojik Şehri ) 200.000 metrekare alanı kapsıyor. 

Proje, bir iş merkezi bölgesi ile sergi salonları, kütüphaneler, eğitim merkezleri ve spor tesisleri gibi çeşitli binaları içeriyor.  


Çin ve Singapur hükümetlerinin ortak çalışması olan yapı, yenilenebilir enerji kullanımının üstünde durarak tam bir yeşil gelişim örneği olarak düşünüldü. 
Tüm binalar, solar paneller ile jeotermal ısıtma ve soğutmadan yararlanarak enerji kullanımını en aza indirecek şekilde tasarlandı.





Yıl 2015. Önümüzdeki günlerde daha ne gibi çılgın mimari projeler görürüz bilinmez ama teknoloji ve mimarinin geldiği noktaya baktığımızda Jetgiller’deki dünyanın hiç de hayal olmadığını söylemek mümkün. Belki torunlarımız, belki de torunlarımızın çocukları yeryüzünden 300 metre yüksekte kapsül evlerde yaşayacak ve uçan arabalara binecek. Kim bilir?


1 yorum:

  1. Özellikle cephe paneli ile ilgili vermiş olduğunuz bilgiler için teşekkürler.

    YanıtlaSil